''Madrid'e davetlisiniz''

İspanya'nın Ankara'sı denilen Madrid belki denizi olmayan bir başkent olarak Ankara'yı anımsatsa da bir Ankaralı olarak benim kalbimi çeldi:)
Şehir o kadar tarihi ki her kafanızı çevirdiğiniz yerden tarihi bir müze,görkemli bir bina,mimari efsanesi bir kilise çıkıyor,fotoğraf makinesi hep hazırda olmalı:)
İspanya'nın meşhur tapaslarına zaten laf yok ama Mercado de San Miguel denilen büyük halde yemek yemeden dönmek akılsızlık olur.Taze taze peynirinizi peynirciden alıp,zeytini istediğiniz türden seçip,meşhur Iberian jambonundan biraz kestirip birkaç minik tapasla kendinize leziz bir tabak hazırlayabiliyorsunuz,üstelik süper bir ortamda bunları yiyebiliyorsunz.
Yanında ise Madrid'e özel vermouth içkisi veya meyvelerden yapılan populer Sangria eşliğinde İspanya'da olmanın tadını çıkarabilirsiniz:)
Alışveriş konusunda,en meşhur Sol meydanına yakın geniş alışveriş caddelerinde ve Gran Via'da bolca bulunan Bershka,Zara,Stadivarius gibi hepimizin bildiği markaların yanında yine aynı tarzlarda Sfera,Blanco,Springfield gibi değişik İspanyol markalarına yönelebilir,hemen her yerde karşınıza çıkabilecek ve içinde her markayı bulabileceğiniz El Corte Inglés'ları gezebilirsiniz.
Akşam 21.00 civarı başlayan yemek sonrası İspanyolların meşhur ve tutkulu dansı Flamenko eşliğinde içkinizi yudumlayabilir,fazla turistik derseniz canlı jazz gruplarını dinlemeye gidebilirsiniz.
Parque del Retiro,Madrid'in en büyük ve görkemli parkı olduğundan hava güzelse gezebilir,içindeki yapay gölde sandala binebilir yine park içerisinde bulunan kristal palası dolaşabilirsiniz.
 
 
İşte Madrid benim gözümden böyle bir şehir,imkanınız olursa gitmenizi tavsiye edeceğim güzel bir yer.
Başka bir gezide buşulmak üzere mucks:)
 

2 yorum..:

cerenim.com dedi ki...

o yeşil minik kızarmış yeşil biberler çok şahaneymiş.

gaye dedi ki...

Mercado de San Miguel benim de favorilerimden :) 2 gün önce bir madrid postu da ben yapmıştım, bir de senin gözünden görmek güzel oldu :)